TRT: Türkiye’nin Sesi, Dünyanın Vicdanı
· Halil ETYEMEZ
Dün, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürü Sayın Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı’yı ziyaret ettim. TRT’nin yayıncılık anlayışı, kültür ve sanat çalışmaları, uluslararası etkinliği ve gelecek hedefleri üzerine verimli bir sohbet gerçekleştirdik. Ben de ailem de TRT’nin sıkı izleyicileriyiz. Haberlerinden dizilerine, belgesellerinden spor yayınlarına, müzik ve türkü programlarından çocuk içerik
Dün, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürü Sayın Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı’yı ziyaret ettim. TRT’nin yayıncılık anlayışı, kültür ve sanat çalışmaları, uluslararası etkinliği ve gelecek hedefleri üzerine verimli bir sohbet gerçekleştirdik.
Ben de ailem de TRT’nin sıkı izleyicileriyiz. Haberlerinden dizilerine, belgesellerinden spor yayınlarına, müzik ve türkü programlarından çocuk içeriklerine kadar TRT’nin farklı alanlardaki çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Bu nedenle TRT’nin gelişimini ve ortaya koyduğu nitelikli çalışmaları yalnızca kurumsal açıdan değil, bir izleyici ve aile ferdi olarak da önemsiyorum.
TRT, sıradan bir yayın kuruluşu değildir. TRT, milletimizin hafızası, ülkemizin sesi ve Türkiye’nin dünyaya açılan penceresidir.
Kamu yayıncılığı yalnızca haber vermek ve program yayımlamak değildir. Milleti doğru bilgilendirmek, toplumsal hafızayı korumak, kültürü gelecek kuşaklara aktarmak, aileyi güçlendirmek ve hakikatin sesini dünyaya duyurmaktır. TRT, geçmişten bugüne bu büyük sorumluluğu taşımaktadır.
TRT’nin tarihî dizileri, filmleri ve belgeselleri; milletimizin geçmişini bugünün diliyle anlatmaktadır. Tarihimizi, medeniyetimizi, mücadelemizi ve önemli şahsiyetlerimizi ekranlara taşıyan bu yapımlar, genç kuşaklara kimlik ve aidiyet kazandırmaktadır. Çünkü kendi hikâyesini anlatamayan toplumlar, bir süre sonra başkalarının yazdığı hikâyenin içinde kaybolur.
TRT Müzik ve TRT radyoları, türkülerimizi ve musikimizi yaşatmaktadır. Türkülerimiz yalnızca birer ezgi değildir. Onlar Anadolu’nun hafızası, milletimizin sevinci, hüznü, duası ve ortak dilidir. TRT’nin türkü, halk müziği, sanat müziği ve kültür programları bu büyük mirası yeni kuşaklara taşımaktadır.
TRT Belgesel’in insanı, tabiatı, tarihi, bilimi ve hayatı merkeze alan yapımları; TRT 2’nin kültür ve sanata açtığı alan; TRT Çocuk’un güvenilir ve eğitici yayınları, kamu yayıncılığının toplumsal değerini ortaya koymaktadır. Ailelerin çocuklarıyla birlikte güven içerisinde izleyebileceği içeriklerin üretilmesi, kültür aktarımının ve aileyi koruma sorumluluğunun önemli bir parçasıdır.
TRT’nin en önemli atılımlarından biri de uluslararası dijital platformu tabii olmuştur.
tabii, yalnızca bir dijital yayın platformu değildir. Türkiye’nin kendi hikâyesini kendi diliyle anlatma iradesidir. Özgün dizi, film, belgesel ve çocuk yapımlarıyla tarihimizin, kültürümüzün, insanımızın ve medeniyet değerlerimizin dünyaya taşınmasını sağlayan stratejik bir kültür projesidir.
tabii için hazırlanan dizi ve filmler, aile yapımızı ve toplumsal değerlerimizi gözeten nitelikli içerikler sunmaktadır. Ülkemizin farklı şehirlerinde ve tarihî mekânlarında gerçekleştirilen çekimler, Türkiye’nin doğal ve kültürel zenginliklerini de dünyaya tanıtmaktadır. Böylece tabii; yayıncılığın yanında kültürümüze, turizmimize ve ülkemizin tanıtımına da katkı sağlamaktadır.
TRT ve tabii’nin genç yeteneklere imkân vermesi ayrıca takdire şayandır. Genç senaristlerin, yönetmenlerin, oyuncuların, yapımcıların, görüntü yönetmenlerinin ve teknik ekiplerin nitelikli projelerde görev alarak yetişmeleri, sektörün geleceğine yapılan önemli bir yatırımdır.
Bir ülkenin yayıncılık gücü yalnızca ürettiği eserlerle değil, yetiştirdiği insanlarla da ölçülür. TRT, sahip olduğu kurumsal tecrübeyi genç kuşaklara aktararak geleceğin sanatçılarını ve yayıncılarını yetiştirmektedir. Kendi medeniyet değerlerini bilen, çağın anlatım diline hâkim ve dünyayla rekabet edebilecek gençlerin önünü açmak, TRT’nin en kıymetli hizmetlerinden biridir.
TRT bugün yalnızca Türkiye’ye yayın yapan bir kurum da değildir. TRT World, TRT Arabi, TRT Avaz ve farklı dillerdeki uluslararası yayınlarıyla Türkiye’nin sözünü dünyanın dört bir yanına ulaştırmaktadır.
Özellikle Gazze ve Filistin’de yaşananların dünya kamuoyuna aktarılması, TRT’nin insanlık vicdanı adına üstlendiği tarihî bir sorumluluktur. Küresel medya düzeninin görmezden geldiği veya tek taraflı sunduğu hadiseler karşısında TRT, mazlumların sesini duyurmakta ve hakikatin üzerinin örtülmesine izin vermemektedir.
Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler, Ukrayna-Rusya savaşı ve dünyadaki diğer çatışmalar; saha haberleri, canlı bağlantılar, uzman değerlendirmeleri ve belgesellerle izleyiciye aktarılmaktadır. TRT yalnızca ne olduğunu anlatmamakta, gelişmelerin sebeplerini ve muhtemel sonuçlarını da ortaya koymaktadır.
Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin dünyaya ulaştırılmasında TRT’nin ortaya koyduğu yayıncılık başarısı, kurumun teknik kapasitesini ve tecrübesini bir kez daha göstermiştir. Zirvenin farklı noktalardan, güçlü bir altyapı ve geniş bir kadroyla anbean dünyaya aktarılması, Türkiye’nin uluslararası organizasyon gücüne de önemli katkı sağlamıştır.
2026 FIFA Dünya Kupası karşılaşmalarının TRT ekranları ve tabii üzerinden milletimizle buluşturulması da kamu yayıncılığının güzel örneklerinden biridir. TRT, büyük spor organizasyonlarını milletimizin ortak heyecanına dönüştürmekte; sporu toplumun bütün kesimlerini bir araya getiren bir buluşma alanı olarak görmektedir.
Bugün dünyada yalnızca devletler ve ekonomiler değil, kültürler, hikâyeler ve kavramlar da yarışmaktadır. Kendi sözünü söyleyemeyen, kendi hikâyesini anlatamayan ve kendi değerlerini üretemeyen toplumların küresel kültür karşısında ayakta kalması mümkün değildir.
Bu nedenle TRT’nin görevi büyüktür:
Hakikati savunmak, milletin hafızasını korumak, aileyi ve çocukları gözetmek, türkülerimizi ve kültürümüzü yaşatmak, genç yetenekleri yetiştirmek, mazlumların sesini duyurmak ve Türkiye’nin sözünü dünyaya taşımak…
Ziyaretimiz sırasında Sayın Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı’yı, TRT’nin bugünkü çalışmaları kadar geleceğine ilişkin hedefleri bakımından da son derece vizyoner, heyecanlı ve kararlı buldum. Dijital yayıncılıktan uluslararası etkinliğe, özgün dizi ve film yapımlarından genç yeteneklerin yetiştirilmesine kadar gerçekleştirmeyi planladıkları çalışmaların heyecanını taşıdığını müşahede ettim.
Bir kurumun geleceğini yalnızca sahip olduğu imkânlar değil, o geleceğe inanan, hedef koyan ve çalışma heyecanını bütün kurumuna yansıtan yöneticiler inşa eder. Sayın Sobacı’nın ortaya koyduğu vizyonun, çalışma azminin ve geleceğe ilişkin hedeflerinin TRT’yi ulusal ve uluslararası yayıncılıkta daha ileri noktalara taşıyacağına inanıyorum.
TRT, geçmişimizi korurken geleceğimizi de inşa etmektedir. Hem milletimizin belleği hem ailelerimizin güvenilir ekranı hem de Türkiye’nin dünyaya uzanan güçlü sesidir.
Nazik ev sahipliği ve samimi sohbetleri için TRT Genel Müdürü Sayın Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı’ya teşekkür ediyorum. TRT’nin ekran önünde ve arkasında büyük bir özveriyle çalışan bütün yöneticilerini, sanatçılarını, yapımcılarını, senaristlerini, muhabirlerini, kameramanlarını, teknik ekiplerini ve çalışanlarını tebrik ediyorum.
TRT’nin milletimizin sesi, Türkiye’nin dünyadaki sözü ve insanlık vicdanının güçlü temsilcisi olarak yoluna devam etmesini diliyorum.
Allaha emanet olunuz. Hakkınızı helal ediniz.