Karadeniz'deki Güvenlik Riski Küresel Tahıl Arzını Tehdit Ediyor
· GıdaTarım

Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılar deniz trafiğini durma noktasına getirirken, dünya tahıl üretiminin yüzde 32'sini karşılayan bölgedeki kriz küresel fiyat şoku riskini artırıyor.
Karadeniz'de Tahıl Sevkiyatı Durma Noktasında
Karadeniz'de ticari gemilere yönelik artan saldırılar ve güvenlik krizleri nedeniyle deniz trafiği neredeyse tamamen durma noktasına geldi. DEİK/Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı İsmail Ziya Uzel, yaşanan bu tıkanıklığın dünya tahıl ticaretinde ciddi bir arz şoku yaratabileceği uyarısında bulundu. İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Başaran Bayrak da alternatif taşıma yöntemlerinin denizyolunun sunduğu yüksek kapasiteyi karşılamasının teknik olarak mümkün olmadığını belirtti. Savaşın bölge ekonomilerine faturası ağırlaşırken, uluslararası gıda krizinin önlenmesi için yeni bir güvenli tahıl koridorunun kurulması aciliyet kazandı.
Küresel Üretim Payları ve Lojistik Kriz
İsmail Ziya Uzel tarafından paylaşılan verilere göre, Rusya ve Ukrayna dünya tahıl üretiminde toplam yüzde 32'lik kritik bir paya sahip bulunuyor. Küresel tahıl üretiminde Ukrayna yüzde 14, Rusya ise yüzde 18 seviyesinde pay alırken, bölgeden buğday, mısır, arpa, ayçiçeği ve soya gibi stratejik tarımsal hammaddeler ihraç ediliyor. Bu devasa hacmin denizyolu taşımacılığı haricindeki lojistik modlarla dünya pazarlarına ulaştırılmasının imkansız olduğu vurgulanıyor. Karadeniz rotasının kapalı kalması, küresel gıda tedarik zincirinde telafisi zor aksamalara zemin hazırlıyor.
Fiyat Şoku Riski ve Koridor İhtiyacı
Bölgedeki krizin uzaması durumunda enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmaların bir benzerinin tarım emtialarında da görüleceğini ifade eden DEİK/Türkiye-Ukrayna İş Konseyi Başkanı İsmail Ziya Uzel şu uyarıda bulundu:
"Olmayan şeyin değeri artar. Bu bir arz-talep meselesidir. Ürün pazara inemedikçe küresel gıda fiyatları fırlayacaktır"
Ürünlerin pazara inememesinin doğrudan etiketlere yansıyacağını belirten Uzel, çözüm olarak 2022'de Türkiye ve Birleşmiş Milletler öncülüğünde hayata geçirilen koridor modelinin güncel koşullara uyarlanarak ticari gemilerin geçişini güvence altına alacak yeni bir mekanizmanın ivedilikle kurulması gerektiğini söyledi.