Tarım Portalı
Tarımın doğru adresi

İçinde ne varsa etiketinde o yazmalı

· Halil ETYEMEZ

İçinde ne varsa etiketinde o yazmalı

Bir anne çocuğuna süt alırken, bir baba evine et götürürken ödediği paranın karşılığını bilmek ister. Ambalajın üzerindeki sözlere güvenmek, sofrasına koyduğu ürünün içeriğinden emin olmak ister. Bu güveni korumak, vatandaşın sağlığını ve hakkını korumaktır.

Bir anne çocuğuna süt alırken, bir baba evine et götürürken ödediği paranın karşılığını bilmek ister. Ambalajın üzerindeki sözlere güvenmek, sofrasına koyduğu ürünün içeriğinden emin olmak ister. Bu güveni korumak, vatandaşın sağlığını ve hakkını korumaktır.

Et ve süt, halkımızın günlük beslenmesinde önemli yer tutan, çocuklarımızdan yaşlılarımıza kadar her yaştan insanımızın sofrasına giren temel gıdalardır. Böylesine yaygın tüketilen ürünlerde gıda güvenilirliği asla ihmal edilemez. Üretimden sofraya kadar her aşamada gösterilecek özen, toplum sağlığının korunması demektir.

Tarım ve Orman Bakanlığının 16 Eylül 2026 tarihinde duyurduğu, Türk Gıda Kodeksi kapsamında et ürünleri ve içme sütlerine ilişkin yeni düzenlemeleri bu bakımdan kıymetli buluyorum. Tüketicinin yanıltılmasını önleyen, ürünün içeriğini anlaşılır kılan ve üretim standartlarını güçlendiren bu çalışmalar, günlük hayatımızı doğrudan ilgilendiriyor.

Et ürünlerindeki düzenlemeyle dönerin yaprak, yaprak-kıyma veya kıyma döner olduğunun etikette belirtilmesi zorunlu hâle geliyor. Ürün ağırlığını artırmak amacıyla kullanılan soya ve nişasta gibi dolgu maddelerine kısıtlamalar getiriliyor. Tavuk dönerde izin verilen yağ oranı yüzde 20’den yüzde 15’e indiriliyor. Böylece vatandaşın ne satın aldığını bilmesi ve ödediği bedelin karşılığını değerlendirmesi kolaylaşıyor.

İçme sütlerinde ise tam yağlı, yağlı, yarım yağlı ve yağsız olmak üzere daha açık bir sınıflandırma getiriliyor. İlave şeker oranı en fazla yüzde 5, toplam şeker oranı en fazla yüzde 9,5 olacak şekilde sınırlandırılıyor. Glukoz ve fruktoz şurubu gibi şeker türevlerinin eklenmesi engelleniyor.

Özellikle “doğal” ifadesine getirilen şartları önemsiyorum. Yeni düzenlemeye göre içme sütlerinde bu ifade, yalnızca tam yağlı ve yağlı olup katkı, çeşni, aroma verici veya başka bir ilave bileşen içermeyen ürünlerde kullanılabilecek. Laktozsuz ya da laktozu azaltılmış içme sütleri bu ifadeyi taşıyamayacak. Vatandaşın güven duyduğu kelimelerin, ürünün gerçek özelliklerine uygun kullanılması gerekiyor.

Temel ilke açıktır: İçinde ne varsa, etiketinde o yazmalı. İnsanımız neye para ödediğini, ne tükettiğini ve ailesine ne sunduğunu anlayabilmelidir. Ambalajdaki yazı, görsel ve ifadeler ürünün gerçek içeriğini yansıtmalıdır. Bilginin bulunması kadar okunabilir ve anlaşılır olması da önemlidir. Vatandaş, aldığı ürünü tanımak için uzman olmak zorunda kalmamalıdır.

Bu şeffaflık, işini dürüst yapan üreticinin de hakkını korur. Kaliteli üretim için emek veren, kurallara uyan ve içeriğini doğru açıklayan işletmelerin haksız rekabet karşısında korunması gerekir. Güvenilir bir piyasa, tüketicinin hakkıyla üreticinin emeğinin birlikte gözetilmesiyle güçlenir.

Mevcut işletmelere 31 Mart 2027’ye kadar tanınan uyum sürecinde, yeni kuralların vatandaşa ve sektöre sade örneklerle anlatılması yararlı olacaktır. Düzenlemelerin etkili denetimle desteklenmesi, raflarda ve sofralarda karşılığını bulmasını sağlayacaktır. Bir eğitimci olarak, çocuklarımıza erken yaşlardan itibaren etiket okuma ve bilinçli tüketim alışkanlığı kazandırılmasını da önemsiyorum.

Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’ya ve emeği geçen Bakanlık çalışanlarına, vatandaşımızın sağlığını ve hakkını korumaya yönelik bu çalışmaları dolayısıyla teşekkür ediyorum. İnsanımızın sofrasına, aile bütçesine ve dürüst üreticimizin emeğine sahip çıkan her ciddi adım desteklenmeli, yapılan çalışmaların değeri teslim edilmelidir.

Sofraya gelen her ürün, bir güven taşır. Bu güveni korumak ortak sorumluluğumuzdur.

Allaha emanet olunuz. Hakkınızı helal ediniz.

English