Salçalık Domateste Sözleşmeli Üretim Modeli Çıkmaza Girdi
· Tarım Dünyası

Sözleşmeli üretim modeline rağmen tarlada maliyet baskısı ve yüksek fire kesintileriyle karşılaşan salçalık domates üreticileri, artan girdi maliyetleri karşısında zarar ediyor.
Salçalık Domateste Kronikleşen Kriz Döngüsü
Sanayi domatesi üretiminde taraflar arasında sözleşme imzalanmasına rağmen fiyat krizleri kronik bir yapıya büründü. Tıpkı kuru soğanda görüldüğü gibi bir yıl üretimin bol olmasıyla fiyatlar tabana vururken, üretici tarlada kalan mahsul sebebiyle ertesi yıl ekimden çekiliyor. Ekicisi ve sanayi alıcısı sezon öncesinde belirlenmiş olan sözleşmeli bir üründe dahi bu arz-talep krizinin önüne geçilemiyor. Piyasadaki yapısal belirsizlikler hem çiftçiyi hem de sanayiciyi mağdur eden bir kısır döngü yaratıyor.
Türkiye'nin Domates Üretiminde Mevcut Kapasitesi
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye, yıllık ortalama 13,5 milyon ton domates üretimiyle Çin ve Hindistan’ın ardından küresel sıralamada üçüncü basamakta yer alıyor. TÜİK 2025 yılı üretimini 13,5 milyon ton olarak açıklarken, 2026 yılı için yapılan ilk tahmin rekoltenin 13 milyon 425 bin ton seviyesinde gerçekleşeceğini gösteriyor. Üretimin yüzde 70’lik bölümü sofralık tüketime ayrılırken, yüzde 30’u sanayide işleniyor ve bu sanayi payının büyük çoğunluğu salça imalatına yönlendiriliyor.
Sözleşmeli Üretim Modelinde Yaşanan Aksaklıklar
Salça fabrikaları ile çiftçiler arasında imzalanan sözleşmeler piyasa şartlarına göre her iki tarafça da esnetiliyor. Ürünün az ve fiyatın yüksek olduğu sezonlarda üreticiler mahsulü sözleşme harici piyasaya satarken, arz fazlası dönemlerde ise sanayiciler taahhüt edilen alım kotalarını düşürerek piyasadan ucuz ürün toplamaya yöneliyor. Sözleşme dışı açığa yapılan kontrolsüz ekimler ise piyasadaki arz dengesizliğini daha da derinleştiriyor. Bu durum uzun yıllardır yürürlükte olan sözleşmeli üretim sisteminin işlevini yitirmesine yol açıyor.
Ege Bölgesinde Yüksek Fire Şikayeti
Hasat sürecinin başladığı İzmir'in Torbalı, Tire ve Menemen ilçelerinde üreticiler artan maliyetler ve fabrikaların uyguladığı fire oranlarından dert yanıyor. İzmir Torbalı, Menemen ve Tire salçalık domates üreticileri yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:
"Mazot, gübre başta olmak üzere girdi fiyatları sürekli artıyor. İran savaşı nedeniyle gübre ve mazotun fiyatı iki katına çıktı. Toplama maliyeti, işçilik yüksek. Zirai ilaç fiyatı arttı. Ama biz 3 yıldır domatesi hemen hemen aynı fiyata satıyoruz. Para kazanmak bir yana zarar ediyoruz. Domatesi toplayıp fabrikaya götürüyoruz yüzde 25-30 fire yazıyorlar. Fiyat 4-4,5 lira iken fire kesintisi nedeniyle bir anda 3-3,5 liraya düşüyor. Domatesin az olduğu yıllarda fire oranı yüzde 1-2 olarak kesilirken domates çok olduğunda fire yüzde 25-30’a çıkarılıyor. Çok büyük haksızlık."
Fabrikalar ise bu fire oranlarını hasat öncesi yağışlar ile makineli toplamadan kaynaklanan yabancı maddelere bağlıyor.
Geçmişten Bugüne Fiyat ve Maliyet Baskısı
Sektörde benzer maliyet sıkışmaları periyodik aralıklarla tekrar ediyor. 2020 yılında 45 kuruş olan üretim maliyetine karşın alım fiyatı 30-35 kuruş seviyesinde kalmıştı. 2024 yılında üretici eylemlerinin ardından Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı fabrikalara domatesin 2,4 liranın altında alınmaması yönünde müdahalede bulunmuş ve ton başına 5 bin lira sanayici desteği açıklamıştı. Günümüzde ise 3,5-4 lira olan üretim maliyetine karşılık 4,5 liralık fabrika alım fiyatı fire kesintileriyle 3-3,5 liraya gerileyerek çiftçinin zarar etmesine neden oluyor.
İhracat Kısıtlamalarının Salça Sektörüne Etkileri
Salça ihracatında 2020'de 170 bin ton karşılığı 157 milyon dolar, 2021'de 207 bin ton karşılığı 208 milyon dolar gelir sağlanmıştı. 2022 yılında ihracat 300 bin tonun üzerine çıkarak 468 milyon dolarlık rekor seviyeye ulaştı. Ancak iç piyasa fiyat artışları nedeniyle Eylül 2022'de getirilen ihracat kısıtlamaları pazarların kaybedilmesine yol açtı. İhracat 2023'te 171 bin tona (271 milyon dolar), 2024'te 177 bin tona (233 milyon dolar) gerilerken, 2025'te 175 bin ton karşılığı 300 milyon dolar seviyesinde tahmin ediliyor. 2024 verilerine göre Türkiye'nin en büyük alıcısı 60 bin tonla Irak olurken, onu 25 bin tonla İtalya ve 14 bin tonla Almanya izledi.
Kurutulmuş Domateste Artan Plansızlık Sorunu
Ege ve Marmara bölgelerinin ardından İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'ya da yayılan kurutulmuş domates üretimi plansız büyüme nedeniyle kriz sinyalleri veriyor. Dış talebin üzerinde gerçekleşen kontrolsüz üretim, ihracat birim fiyatlarının hızla düşmesine sebep oluyor. İhracatçı firmalar yüksek faiz oranları, düşük döviz kuru ve yoğun rekabet koşulları nedeniyle dış pazarlarda karlılık sağlayamadıklarını belirtiyor. Üretim alanlarının plansız genişlemesi sektörün küresel pazarda kendi kendisiyle fiyat rekabetine girmesine yol açıyor.
Piyasa İstikrarı İçin Çözüm Beklentileri
Domates sektöründe dönemsel kriz yönetimleri yerine uzun vadeli risk yönetimi stratejilerinin uygulanması talep ediliyor. Üreticiler artan mazot, gübre ve işçilik harcamalarına paralel olarak doğrudan girdi desteklerinin artırılmasını ve sözleşmelerin bağlayıcı kılınmasını istiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından taban fiyat belirlenmesi ve sanayiciye yönelik desteklerin bu tabana göre kurgulanması gerektiği ifade ediliyor. Tarladan sofraya kadar uzanan tedarik zincirinin planlanmaması durumunda hem çiftçinin zararı hem de tüketicinin yüksek fiyat şikayetleri sürmeye devam edecek.