Tarım Portalı
Tarımın doğru adresi

Mucize madde: Su

· Yörük Kızı

Mucize madde: Su

Bütün canlılar için su yaşamsal öneme sahiptir. İnsan, hiçbir şey yemeden, yalnızca su içerek hemen hemen 40 gün yaşayabilir. Ama susuzluğa ancak 10 gün dayanabilir. Susuzluğa dayanmak zordur.Su, dünyanın oluşumundan bu yana aynı miktardadır ve bir döngü içinde sürekli form değiştirir. Yani insanoğlunun şu anda evlerinde çeşmelerinden akan su, dünyanın varoluş hikayesinde dinozorların içtiği sudur

Bütün canlılar için su yaşamsal öneme sahiptir. İnsan, hiçbir şey yemeden, yalnızca su içerek hemen hemen 40 gün yaşayabilir. Ama susuzluğa ancak 10 gün dayanabilir. Susuzluğa dayanmak zordur.

Su, dünyanın oluşumundan bu yana aynı miktardadır ve bir döngü içinde sürekli form değiştirir. Yani insanoğlunun şu anda evlerinde çeşmelerinden akan su, dünyanın varoluş hikayesinde dinozorların içtiği sudur.

Dünya'daki suyun yalnızca % 2-3'ü içilebiliriz. 2,1 milyar kişi yani her 9 kişiden birinin ıslah edilmiş temiz suya ulaşması imkânsızdır. Dünyadaki kirli su potansiyeli saatte 200 çocuğun ölümüne neden olmaktadır. Türkiye’de 1 yılda 26 milyon ton gıda gereksiz ölçüsüz tüketilmektedir. Bu aynı zamanda 26,6 milyar metreküp suyun boşa harcanması demektir. Bu miktar, Keban Barajı’nın aktif depolama hacminden daha fazladır. İnsanlar tarafından kullanılan tatlı suların yaklaşık % 70'i tarım ve hayvancılık için tüketilmektedir. İçinde bulunduğumuz yüzyılda birkaç yıla kadar dünya nüfusunun % 40'ı içme suyu sıkıntısı yaşayacak 33 ülke susuz kalacaktır. Evlerimizde suyun % 35’i banyoda, %30’u tuvalette, % 20’si çamaşır ve bulaşık yıkamada, % 10’u yemek pişirme ve içme suyunda ve % 5’i temizlik için kullanıyoruz. Bir musluk saniyede bir damla su sızdırıyorsa; yılda 1 900 – 11 000 litre arası su israf ediliyor demektir. Yeraltı sularının yaklaşık % 80’i kirli olduğu için tahminen 700 milyon Çinli kirli su tüketmektedir. Bir yüzme havuzu buharlaşma ve diğer nedenlerden dolayı ayda yaklaşık 3 bin 800 litre su kaybetmektedir. Eğer bulaşıkları elde yıkamaya devam ediyorsak bulaşık makinesinin harcadığı suyun yaklaşık 7 katı su harcıyoruz demektir. Yalnızca 1 bardak portakal suyu içebilmek için 50 bardak su harcandığını, kahve tanelerini yetiştirip bir fincan kahve yapmak için 140 litre, tek bir tişörtün üretilebilmesi için gerekli olan pamuğu yetiştirmek 10 000 litre, tek bir kot pantolon üretmek için 11 000 litre su gerektiğini biliyor muyuz? Ya da duşta 75 litre, tuvalette sifonu her çektiğimizde 6 litre temiz su kullandığımızı…

Peki ne yapmalıyız?

Rudolf Steiner’ın felsefesi der ki; Eğer dünya üzerindeki en küçük köyden en büyük kente kadar yaşamın kutsal olduğuna inanıyorsak, yaşam için vazgeçilmez olan suyun önemini de kabul etmeliyiz. Tüm yaşam biçimlerini destekleyen suyun doğasını ve ondan nasıl en iyi şekilde yararlanacağımızı anlamamız gerekli. Bunun için doğa, teknoloji bilgi ve etik değerlerin sinerjisini insanlık yararına harekete geçirmeliyiz.

Her geçen gün artan nüfus, endüstriyel gelişim ve iklim değişikliği gibi faktörler ve azalan su kaynaklarının korunması, sürdürülebilirliği ve yönetimi her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Dünya ülkelerin gündeminde yeni bir bakış açısı ve sıklıkla merak edilen yeni bir kavram “Su Ayak İzi”….

Su Ayak İzi Ne Demektir?

Su Ayak İzi kavramı, dünyada ilk defa 2002 yılında UNESCO-IHE’de (Water Footprint Network-WFN) Arjen Hoekstra tarafından ortaya koyulmuştur.

Bir bireyin, toplumun veya iş kolunun su ayak izi; bireyin veya toplumun tükettiği malların ve hizmetlerin üretimi için kullanılan veya üreticinin mal ve hizmet üretimi için kullandığı temiz su kaynaklarının toplam miktarıdır.

Su Ayak İzi, birim zamanda harcanan (buharlaşma dâhil) ve/veya kirletilen su miktarı ile ölçülmektedir (Water Footprint Network, 2012). Bir ürünün su ayak izi; ürünün sanal su içeriği veya ürünün saklı, gömülü, harici ya da gölge suyu diye adlandırılır (Hoekstra ve Chapagain, 2008). Sanal su içeriği yalnızca ürünün içerisindeki saklı suyu ifade eder. Bu kavram, uluslararası veya bölgeler arası görünen su akışlarını tanımlamada kullanılır. Bir ülke veya bir bölge bir ürünü ithal veya ihraç ediyorsa, suyu da sanal olarak ithal/ihraç etmektedir. Bu da genel olarak sanal su akışı ya da ticareti olarak adlandırılır (Hoekstra ve ark.2007). Su ayak izi yalnızca su hacmi ile ilgili değil. Kullanılan suyun türünü (yeşil, mavi, gri), ne zaman ve nerede kullanıldığını da gösterir. Yani bir ürünün su ayak izi, çok boyutlu bir göstergedir.

Su kullanımı, suyun çekildiği kaynaklara ve kirletilen suya göre 3’e ayrılıyor: yeşil su, mavi su ve gri su. Yeşil Su Ayak İzi; Bir malın üretiminde kullanılan toplam yağmur suyunu, Mavi Su Ayak İzi; Bir malı üretmek için ihtiyaç duyulan yüzey ve yeraltı tatlı su kaynaklarının toplam hacmini (tatlı su) ve Gri Su Ayak İzi; Bir ürün üretilirken kirlenen suyu arıtmak için harcanan su miktarıdır.

Peki Biz Suyu Nasıl Tüketiyoruz?

Suyu iki şekilde tüketiyoruz doğrudan ve dolaylı olarak; doğrudan tükettiğimiz su, musluktan direkt kullanılan suyu ifade eder. Dolaylı olarak tükettiğimiz su ise, tükettiğimiz ürünler, mal ve hizmet üretmek için kullanılan suyu ifade etmektedir.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de içme ve kullanma amacıyla günlük kişi başına düşen su miktarı ortalama 216 litredir. Buna birde sanal suyu eklersek Türkiye’de bir kişinin günlük doğrudan ve dolaylı su tüketimi yaklaşık 5.400 litredir.

Türkiye’de üretimden kaynaklanan su ayak izinin % 64’ü yeşil su, % 19 mavi su ve % 17’si gri sudur. Toplam su ayak izinin % 89’unu tarım sektörü oluşturur. Tarımın su ayak izi değerlendirilirken mavi ve yeşil su ayak izleri ön plandadır. Tarımın su ayak izinin ise % 92’si bitkisel üretim ve % 8’i hayvancılık kaynaklıdır. Su ayak izinin bitkisel üretim kısmına bakıldığında en büyük pay (%38) tahıllarındır. Sonra yem bitkileri (%31), endüstri bitkileri (% 13), yağ bitkileri (% 5) ve sebzeler ve baklagiller (% 2) takip eder.

Evsel ve endüstriyel su ayak izinde ise durum değişir, gri su ayak izi devreye girer. Türkiye’de, evsel (% 87) ve endüstriyel (% 92) gri su ayak izi oranları oldukça büyüktür. Sanayi sektörü üretimde kullandığı suyun yaklaşık % 35’ini tatlı su varlığından (kuyulardan, şebekelerden, barajlardan, akarsulardan) sağlar.

Birey Olarak Ne Yapabilirim?

Gün geçtikçe ısınan dünyamızda bireysel olarak benim faktörüm ne olabilir ki? Bilinçli tüketiciler olarak her bir damlanın kıymetini bilmeliyiz. İnsanoğlu var olduğu sürece tarımsal ve endüstriyel faaliyetler devam edecek ve tüketim sınırları zorlamaya devam edecektir. Unutmayalım ki biz bilinçli olursak, zamanla herkes bilinçli olmak zorunda kalacak. İşe daha az tüketerek ve bilinçli tüketici olarak başlayabiliriz.

Bazı ürünlerin su ayak izleri

İşte yapabileceklerimizden birkaçı; ihtiyacımız olanını tüketelim, her atık çöp değildir ve geri dönüşebilir, atıkları uygun şekilde ayrıştıralım, enerji ve su tasarrufu sağlayan ürünleri tercih edelim, sertifikalı ürünleri tercih edelim ve bu konuda çalışan sivil toplum kuruluşlarını destekleyerek su ayak izini azaltmada önemli adımlar atarak gelecek nesillere temiz bir dünya bırakalım.

Dip Not

1 porsiyon kırmızı etin (200 gr) su ayak izi  3.100 litre, 1 porsiyon beyaz et (200 gr) 780 litre, 1 dilim ekmek 40 litre, 1 bardak kahve 208 litre, 1 bardak çay 30 litre, 1 bardak süt (Bu miktar süt tozunda beş kat daha fazladır.) 200 litre, 1 porsiyon pilav 150 litre, 1 paket patates cipsi (200 gr) 185 litre, 1 hamburger 2400 litre, 1 çift deri ayakkabı 8.000 litre, 1 pamuklu tişört için (250 gr) 2720 litre, 1 jean pantolon için (1 kg) 10.850 litre, 1 kilo çikolata 17.196 litre...

English