Orman yangınları ve sıcak dalgaları küresel havayı zehirliyor
· France 24

Dünya Meteoroloji Örgütü, artan sıcak hava dalgaları ve şiddetli orman yangınlarının sanayi kaynaklı emisyon düşüşlerini gölgede bırakarak hava kalitesini tehlikeli seviyelere taşıdığını açıkladı.
İklim Değişikliği ve Yangın Tehdidi
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından yayımlanan son yıllık Hava Kalitesi ve İklim Bülteni, artan sıcak hava dalgaları ve şiddetli orman yangınlarının küresel hava kalitesini ciddi biçimde gerilettiğini ortaya koydu. Kurum yayımladığı resmi açıklama metninde yangın dumanının yıkıcı etkilerine dikkat çekti:
"Aşırı orman yangınları artıyor ve dumanın yüksek toksisitesi nedeniyle büyük sağlık sorunlarına yol açıyor."
Sanayi emisyonlarındaki düşüşe rağmen yangın kaynaklı kirliliğin yükseldiğini belirten Dünya Meteoroloji Örgütü, kirlilik kaynaklarındaki değişimi resmi açıklamasında şu şekilde aktardı:
"Avrupa ve Kuzey Amerika'daki düzenlemeler sanayi ve ulaşım kaynaklı PM2.5 emisyonlarını azaltmış olsa da, yangın kaynaklı PM2.5 maruziyeti arttı."
İklim krizi ile hava kirliliğinin eş zamanlı yönetilmesi gerektiğini vurgulayan WMO, bülten raporunda koordinasyon çağrısında bulundu:
"Hava kalitesi ve iklim konusunda tamamlayıcı ve koordineli politikalara ihtiyacımız var çünkü bunlar birbirinden bağımsız ele alınamaz."
Toksik PM2.5 Parçacıklarının Tehlikesi
Çapı 2,5 mikrometreden küçük olan PM2.5 mikroskobik parçacıkları, akciğerlerin en derin noktalarına ve kan dolaşımına doğrudan nüfuz edebildiği için insan sağlığı açısından ölümcül riskler barındırıyor. Bu tehlikeli partiküller fosil yakıtlı sanayi tesisleri, tarımsal faaliyetler ve ulaşımdan kaynaklandığı gibi orman yangınları ile toz fırtınaları vasıtasıyla da atmosfere yayılıyor. İki kriz arasındaki doğrudan bağı açıklayan WMO Küresel Atmosfer İzleme Ağı Bilim İnsanı Lorenzo Labrador şu ifadeleri kullandı:
"Hava kalitesi ve iklim değişikliği ayrı ayrı ele alınamaz. Biri kötüleşirse diğeri de kötüleşir."
Yangın bölgelerinde gözlemlenen kirlilik yoğunluğunu değerlendiren WMO Küresel Atmosfer İzleme Ağı Bilim İnsanı Lorenzo Labrador sahadaki verileri aktardı:

"Nispeten güçlü orman yangınlarının yaşandığı yerlerde çok fazla ince parçacık kirliliği buluyoruz."
Laborador, bitki örtüsünün yanması sonucu ortaya çıkan bu mikromaddelerin araç egzozlarından salınan partiküllerden bile çok daha zehirli yapıda olduğunu kaydetti.
Geleneksel Risk Modellerinin Yetersizliği
Rüzgarlarla uzak coğrafyalara taşınan orman yangını dumanı, yalnızca yangının gerçekleştiği felaket bölgesini değil binlerce kilometre mesafedeki yerleşim yerlerini ve yaban hayatını da doğrudan etkiliyor. Mevcut ölçüm sistemlerinin yangın dumanının gerçek toksisitesini yansıtmakta yetersiz kaldığını bildiren WMO, bülten raporunda çarpıcı bir veriye yer verdi:
"Toplam PM2.5 konsantrasyonlarına dayanan geleneksel risk modelleri, orman yangınlarına atfedilebilen ölümleri yüzde 93'e kadar eksik tahmin edebilir."
Raporda atıfta bulunulan bilimsel bir araştırmaya göre, aşırı yangın dumanı olayları 1990'lardan bu yana küresel ölçekte tam üç katına çıktı. Bu yıkıcı tablo, yalnızca 2010 ile 2018 yılları arasında dünya genelinde her yıl yaklaşık 100 bin ek can kaybının yaşanmasına zemin hazırladı.
Sıcak Dalgaları ve Ozon Tehdidi
Yüksek sıcaklıklar, durgun atmosfer koşulları ve yoğun güneş radyasyonu bir araya geldiğinde yer seviyesindeki zararlı ozon birikimi tehlikeli boyutlara ulaşıyor. Son dönemde Çin, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'nin güneydoğusunda yaşanan şiddetli sıcak hava dalgaları bu kimyasal birikim sürecini belirgin şekilde hızlandırdı. Ozon kirliliğinin ölümcül sonuçlarına yönelik Dünya Meteoroloji Örgütü uyarı açıklamasında bulundu:
"Ozon kirliliğine artan bu maruziyet, özellikle solunum yolu hastalıkları nedeniyle on binlerce ek erken ölüme yol açma potansiyeline sahiptir."
Atmosferik durgunluk sebebiyle dağılamayan ozon gazı, özellikle hassas ve kırılgan gruplarda kronik solunum rahatsızlıkları ile kalp damar problemlerini tetikleyerek küresel sağlık sistemleri üzerindeki yükü ağırlaştırıyor.

Aerosollerin ve Kurumun Küresel Yayılımı
Atmosfere salınan aerosol parçacıkları ve siyah karbon gibi kirleticiler, oluştukları merkezlerden okyanuslara ve el değmemiş kıtalara kadar binlerce kilometre mesafe kat edebiliyor. Bu kirleticilerin güneş ışığını yansıtma dengesini bozduğunu ve tatlı su ile toprak kimyasını değiştirdiğini belirten WMO bülten raporunda şu tespiti paylaştı:
"Bir örnek, kar ve buz üzerine siyah karbon veya kurum birikmesidir; bu durum yüzeylerin yansıttığı güneş ışığı miktarını azaltır ve erime sürecini hızlandırabilir."
Kutuplarda ve buzullarda biriken bu partiküller, gezegenin yüzey sıcaklığını artırarak iklim krizini geri dönülemez bir eşiğe doğru sürüklüyor.
Mikroplastiklerin Atmosferdeki Yeni Rotası
Güneş ışığı ve çevresel aşınma ile parçalanan plastik atıklar, artık yalnızca karada ve suda değil küresel hava akımlarında da yoğun biçimde bulunuyor. Yayımlanan bültendeki simülasyon değerlendirmesinde mikroplastik kaynaklarına ilişkin şu veriler paylaşıldı:
"Karalar için 51 milyon ton ve okyanuslar için 22 milyon ton; bunlar da atmosfer için birer mikroplastik kaynağıdır."
Plastik kirliliğinin durdurulamaması halinde tehlikenin hızla büyüyeceğini aktaran Dünya Meteoroloji Örgütü, bülten raporunda acil küresel izleme çağrısı yaptı:
"Plastik üretimi ve özellikle kötü yönetilen plastik atıklar artmaya devam ettikçe mikroplastikleri kaynağından taşıyan hava yollarını izlemek kritik önem taşıyacaktır."
| Değer | Dönem | Ölçüm |
|---|---|---|
| 2.5 mikrometre | — | Parçacık madde PM2.5 çap sınırı |
| 93 % | — | Geleneksel risk modellerinin yangına bağlı ölümleri eksik hesaplama payı |
| 100000 kişi | 2010-2018 | Aşırı yangın dumanından kaynaklanan ek yıllık ölüm sayısı |
| 51 milyon ton | — | Karalardaki mikroplastik miktarı tahmini |
| 22 milyon ton | — | Okyanuslardaki mikroplastik miktarı tahmini |