Tarım Portalı
Tarımın doğru adresi

Küresel Açlık Geriliyor Ancak Sağlıklı Beslenme Maliyeti Artıyor

· Özel Haber

Küresel Açlık Geriliyor Ancak Sağlıklı Beslenme Maliyeti Artıyor

Birleşmiş Milletler kuruluşlarının ortak SOFI 2026 raporuna göre küresel açlık gerileme trendini sürdürürken, sağlıklı beslenme maliyetlerindeki artış ve bölgesel uçurumlar gıda güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor.

Küresel Açlık Oranlarında Yavaş Gerileme

Birleşmiş Milletler kuruluşları FAO, IFAD, UNICEF, WFP ve WHO tarafından ortaklaşa yayımlanan SOFI 2026 raporuna göre, küresel açlık 2025 yılında üst üste üçüncü kez gerileme kaydetti. Raporda yer alan tahminlere göre, dünya nüfusunun yüzde 7,8'i 2025 yılında açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu oran 2024 yılındaki yüzde 8,1 ve 2022 yılındaki yüzde 8,6 seviyelerine kıyasla düşüş anlamına gelse de 2030 yılı Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'na ulaşmak için ilerlemenin son derece kırılgan ve yetersiz kaldığı vurgulanıyor. Verilere göre 2025'te yaklaşık 645 milyon insan açlıktan etkilendi.

Gıda Güvensizliğinde Bölgesel Uçurumlar Derinleşiyor

Küresel düzeyde elde edilen sınırlı iyileşmeye rağmen bölgesel dengesizlikler ciddiyetini koruyor. Asya ile Latin Amerika ve Karayipler bölgelerinde belirgin ilerlemeler kaydedilirken Afrika'da durum kritik kalmaya devam ediyor. Rapora göre Afrika genelinde 309 milyon insan açlık çekerken bu sayı Asya'da 292 milyon olarak kayıtlara geçti. 2025 yılında dünya genelinde nüfusun yüzde 25,8'ine karşılık gelen yaklaşık 2,1 milyar kişi orta veya şiddetli gıda güvensizliği yaşadı. Afrika nüfusunun yüzde 56,6'sı bu sorundan etkilenirken, Kuzey Amerika ve Avrupa'da oran yüzde 8,7 seviyesinde kaldı.

Orta Doğu Çatışmaları Projeksiyonları Zorlaştırıyor

SOFI 2026 raporunda Orta Doğu'daki çatışmaların gıda enflasyonu üzerindeki baskısına yer verilerek önümüzdeki beş yıla dair projeksiyonlar güncellendi. Enerji ve gübre fiyatlarındaki artışın tetiklediği gıda enflasyonu nedeniyle, 2030 yılında yaklaşık 510 ila 520 milyon insanın halen açlıkla mücadele edebileceği öngörülüyor. Raporda, 2026 ve 2027 yıllarında etkili olması beklenen El Niño gibi aşırı hava olaylarının mevcut hesaplamalara dahil edilmediği belirtilerek, iklim krizlerinin ve azalan kalkınma yardımlarının açlığı sona erdirme çabalarını ciddi biçimde tehdit ettiği aktarılıyor.

Çocuk ve Anne Beslenmesinde Hedefler

Küresel beslenme hedeflerine ulaşma hızının oldukça yavaş kaldığına dikkat çekilen raporda, çocuk gelişimi ve anne sağlığındaki kritik göstergeler ele alındı. Dünya genelinde beş yaş altı 150 milyon çocukta kronik büyüme geriliği görülmeye devam ederken, 6-23 aylık çocukların yalnızca yüzde 30,8'i yeterli çeşitlilikte beslenebiliyor. Bunun yanı sıra yetişkin obezitesi 2012 yılındaki yüzde 12,1 seviyesinden 2024 yılında yüzde 16,2'ye yükseldi. Kadınlar arasındaki anemi oranlarının kötüleştiği, Okyanusya bölgesinde ise çocukluk çağı aşırı kilosunun hızla arttığı kaydedildi.

Sağlıklı Beslenme Maliyetinde Sert Yükseliş

Raporda öne çıkan en kritik başlıklardan birini sağlıklı beslenmenin maliyeti oluşturdu. Verilere göre sağlıklı bir diyetin küresel ortalama günlük kişi başı maliyeti 2025 yılında 4,28 Satın Alma Gücü Paritesi (SAGP) dolarına yükseldi. Bu rakam 2021 yılında 3,44, 2017 yılında ise 2,94 SAGP dolarıydı. Sağlıklı beslenmeye maddi gücü yetmeyen kişi sayısı küresel olarak 2,69 milyara (nüfusun yüzde 32,7'si) gerilese de Afrika nüfusunun yüzde 66,6'sının sağlıklı gıdaya erişemediği tespit edildi.

Tarımsal Değer Zincirlerinin Fiyatlara Etkisi

Tarımsal gıda sistemlerindeki yapısal farklılıklar beslenme maliyetini doğrudan şekillendiriyor. Tüketicilerin gıdaya ödediği toplam bedelin yüzde 70 ila 75'lik kısmı çiftlik kapısından sonraki aşamalardan kaynaklanıyor. Özellikle işleme, lojistik ve toptan satış gibi adımlar toplam maliyetlerin yüzde 40'ını oluşturuyor. Hayvansal gıdalar, meyveler ve sebzeler diyet maliyetinin en büyük kısmını meydana getirirken, bozulabilir ve besleyici ürünlerin nihai tüketiciye uygun maliyetle ulaşabilmesi için tedarik zincirlerindeki verimliliğin artırılması gerektiği belirtiliyor.

Tarım Politikalarında Yapısal Reform İhtiyacı

Besleyici gıdaların arzını artırmak ve değer zincirlerindeki maliyetleri aşağı çekmek amacıyla ülkelere özgü tarım politikalarının uygulanması gerektiği ifade ediliyor. Rapora göre altyapı yatırımları, tarımsal araştırma-geliştirme, sulama sistemleri ve soğuk hava zincirlerinin güçlendirilmesi hayati önem taşıyor. Tarımsal sübvansiyonların dönüştürülmesi, ticaretin kolaylaştırılması ve hasat sonrası kayıpların azaltılması sayesinde hem üreticinin dayanıklılığının artacağı hem de iklim hedefleri doğrultusunda gıda güvenliğinin sağlanabileceği kaydediliyor.

FAO'dan Dayanıklı Tarım Sistemleri Çağrısı

Açıklanan verileri değerlendiren FAO Genel Direktörü QU Dongyu, sürecin hızlandırılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"The report shows that progress is possible, but we must move faster. Ending hunger and making healthy diets affordable requires political commitment, sustained investment and enabling policies. Recent crises – from natural disasters like the COVID-19 pandemic to man-made disaster like hotspots of conflicts, the war in Ukraine, the Gaza crisis, and the recent Strait of Hormuz disruption - have demonstrated both the resilience of agrifood systems and the need to strengthen them further to better serve the world’s most vulnerable people, farmers and consumers."

IFAD Kırsal Yatırımlara Dikkat Çekiyor

Tarımsal piyasalar ve kırsal kalkınma odaklı çözümlerin zorunluluğuna değinen IFAD Başkanı Alvaro Lario, dayanıklı değer zincirlerine yatırım çağrısında bulunarak değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

"SOFI tells us that the cost of a healthy diet continues to rise and that nearly 2.7 billion people may still be unable to afford a healthy diet. Resilient value chains must be a central part of the answer. Our task now is to turn the evidence SOFI provides into investment - and to do so through partnership. Together, we can build the value chains, market systems and rural economies that make healthy food affordable for all."

UNICEF Kırılgan Grupların Korunmasını İstiyor

Çocukların ve kadınların gıda krizlerinden en çok etkilenen kesimler olduğunu vurgulayan UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, sosyal koruma ve beslenme sistemlerinin entegrasyonuna dikkat çekti. Russell açıklamasında şu değerlendirmede bulundu:

"Every child deserves the chance to grow and develop to their full potential, and this starts with access to nutritious, affordable food. This report is a stark reminder that food systems fail millions of children and families. Food, health, education and social protection must go hand in hand to protect the most vulnerable children and women from global shocks."

WFP ve DSÖ'den Ortak Mücadele

WFP İcra Direktörü Vekili Carl Skau, krizlerin aile bütçelerini tükettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Behind every number in this report is a family counting the cost of food. Conflict and climate shocks push them further beyond their means. We must continue working with partner agencies, governments and communities to build food systems that hold up under shock, so families can afford nutritious diets, even in times of crisis. We now need sustained investment to match the scale of the challenge."

WHO Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus ise konuya ilişkin görüşlerini şu sözlerle paylaştı:

"While we welcome the clear progress we have made in reducing hunger, a healthy diet still remains unaffordable for one in three people globally. Obesity is rising and progress on maternal and child nutrition is stalling. But we know what works: policies that make healthy food the easy choice, promoting breastfeeding, front-of-pack labelling, taxing unhealthy products, and protecting children from harmful marketing. Healthy diets are not a luxury - they are the foundation of health and must be within everyone's reach."

English