Artan maliyetler çiftçiyi Ekim çıkmazına sürükledi
· GıdaTarım

Yükselen girdi maliyetleri, düşük kalan ürün fiyatları ve iklim koşulları nedeniyle kâr marjı eriyen çiftçiler, yeni ekim sezonuna finansal belirsizliklerle hazırlanıyor.
Kâr Marjlarında Sert Daralma
Tarım sektöründe girdi maliyetlerinin katlanması, üreticilerin yeni ekim dönemine dönük kararlarını doğrudan kısıtlıyor. Çiftçiler, 2026 yılında rekor üretim seviyelerine ulaşmış olmasına rağmen son iki yıldır ürün satış fiyatlarından beklediği geliri sağlayamadı. Artan enerji, gübre ve sulama masrafları nedeniyle özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde üreticilerin yüksek maliyetli sulu tarım uygulamalarından hızla uzaklaştığı görülüyor. Üretim sürecinde kâr marjlarının erimesi, tarlada kalıcı bir ekonomik belirsizlik yaratırken üreticileri alternatif arayışlara itiyor.
Alternatif Ürünlerde Beklenti Karşılanmadı
Standart ürünlerden beklediğini bulamayan üreticilerin tatlı mısır, çerezlik ayçiçeği ve kabak çekirdeği gibi ürünlere yöneldiğini belirten Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, bu yönelimin sözleşmesiz açık alanda fiyat krizine yol açtığını ifade etti. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu süreci şu sözlerle değerlendirdi:
"Çiftçiler genellikle piyasada kazandıran ürüne yöneliyor; ancak o ürün ertesi yıl para etmeyince aynı sıkıntı yeniden baş gösteriyor. Nitekim bu yıl çiftçinin yöneldiği ürünlerin yüzde 80’inde fiyatlar beklentiyi karşılamadı. Yalnızca soğan ve patateste açık alana ekenler iyi sayılabilecek bir fiyatla satış yapabildi, sözleşmeli ekenlerin fiyatı ise yine düşük kaldı. Sebze grubunda ise patlıcan ve kapya biber üreticiye biraz kazandırırken, diğer ürünlerin neredeyse tamamında fiyatlar başa baş kaldı veya çok düşük kârlar elde edildi. Girdi maliyetlerinin ürün fiyatlarının çok üzerine çıkması ve fiyatların enflasyon oranında artmaması, çiftçinin kârını eritti"
İklim Takvimi ve Hasadı Değiştirdi
Maliyet baskısının yanı sıra değişen iklim koşulları da tarımsal takvimi önemli ölçüde dönüştürüyor. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, iklim değişikliği etkisiyle Konya Ovası'nda ekim faaliyetlerinin son 2-3 yıldır kasım ayına sarktığını kaydetti. İç Anadolu genelinde toprak neminin istenilen seviyeye düşmemesi mısır hasadını geciktirirken, benzer şekilde yağışlar şeker pancarı söküm süreçlerini de yavaşlatıyor. Saha operasyonlarındaki bu aksamalar, üreticinin yeni sezon hazırlıklarına zamanında başlayamamasına zemin hazırlıyor.

Tohum Maliyeti Planlamayı Zorluyor
Ürün fiyatlarındaki istikrarsızlığın radikal bir desen değişikliğini engellediğini belirten Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, çiftçilere sağlanan desteklerin yetersiz kaldığını vurguladı. 2027 bütçesinde doğrudan verilmesi öngörülen desteğin 235 milyar TL seviyesinde kaldığını, yasal olarak bu payın milli gelirin yüzde 1'ine denk gelmesi gerektiğini hatırlatan Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar, piyasa koşullarını şu sözlerle aktardı:
"Çiftçiler piyasadaki imkânları değerlendirerek elinde ne tohum varsa onu ekecektir"
Tohum piyasasındaki fiyat farklarına dikkat çeken Şanlıurfa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Hilvan Ziraat Odası Başkanı Hikmet İpar sözlerini şöyle sürdürdü:
"Piyasada normal buğday veya arpa tohumu (ilaçsız ve sertifikasız) 20-24 TL civarında alıcı bulurken, sertifikalı tohumluk fiyatları 34-35 TL’ye kadar çıkıyor."
| Değer | Dönem | Ölçüm |
|---|---|---|
| 80 % | 2026 | Fiyat beklentisi karşılanmayan ürün oranı |
| 235 milyar TL | 2027 | Doğrudan tarımsal destekleme bütçesi |
| 20 TL/kg | 2026 | Sertifikasız buğday/arpa tohumu fiyatı |
| 35 TL/kg | 2026 | Sertifikalı tohumluk fiyatı |