Tarım Portalı
Tarımın doğru adresi

Çiğ sütte referans fiyat çıkmazı üreticiyi zorluyor

· Tarım Dünyası

Çiğ sütte referans fiyat çıkmazı üreticiyi zorluyor

Ulusal Süt Konseyi'nin 24,30 liralık çiğ süt fiyatını 6 aydır değiştirmemesi ve toplantıyı ertelemesi süt üreticilerinin tepkisine yol açtı.

Süt fiyatı belirleme mekanizmasında kronik kriz

Türkiye hayvancılık sektöründe çiğ süt fiyatının belirlenmesi son 30 yıllık geçmişe bakıldığında her dönem kriz üretmektedir. Çiftçinin ürettiği çiğ sütün satış bedeli kamu kontrolünde belirlenirken, başta yem olmak üzere çiftçinin kullandığı girdiler serbest piyasa koşullarında fiyatlandırılmaktadır. Çiğ sütten mamul içme sütü, yoğurt, peynir ve tereyağı üreticileri de satış etiketlerini bağımsız biçimde tayin edebilmektedir. Kendi ürettiği ürünün fiyatını belirleme hakkından yoksun bırakılan üretici kesimi, sistemsel dengesizlik nedeniyle sürekli zararla karşı karşıya kalmaktadır.

Ulusal Süt Konseyi'nin kuruluşu ve yapısı

Sektörde yaşanan fiyat karmaşasını gidermek amacıyla 23 Eylül 2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle Ulusal Süt Konseyi kurulmuştur. Kurucular Kurulu'nun 26 Ocak 2009'da toplanarak geçici yönetimi belirlemesiyle resmen faaliyete geçen konsey öncesinde fiyatlar, Köy-Koop Birliği ile sanayiciler arasındaki ihale yöntemiyle belirlenmekteydi. Ancak bu ihale yönteminin aksaması üzerine kamu, sanayici ve üreticiyi ortak bir platformda buluşturma fikri hayata geçirilmiştir. Buna karşın konseyin piyasaya müdahale ve yaptırım gücünün bulunmaması yapısal sorunları derinleştirmiştir.

Yönetim kurulundaki üretici temsilinin yetersizliği

Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu toplam 12 üyeden meydana gelmekte olup dört farklı alt gruptan üçer temsilci barındırmaktadır. Sanayici, kamu ve sivil toplum ile akademisyen alt grupları dokuz üyeyi oluştururken üretici alt grubu yalnızca 3 üye ile temsil edilmektedir. Bu aritmetik yapı gereği çiftçinin ürettiği sütün değerini belirleyen masada sanayici, bürokrat ve akademisyenler çoğunluğu oluşturmaktadır. Sanayici maliyetini düşürmek isterken, Hazine ve Maliye Bakanlığı temsilcileri enflasyonun tetiklenmemesi gerekçesiyle üretici lehine artış taleplerine direnç göstermektedir.

Yetkinin 2018 yılında Gıda Komitesi'ne devri

Merkez Bankası'nın 2018 yılı ilk enflasyon raporunda çiğ süt artışının gıda enflasyonundaki temel etkenlerden biri gösterilmesi köklü bir kırılma yaratmıştır. Dönemin Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, çiğ süt referans fiyatının 1,30 liradan 1,40 liraya, ardından Ocak ayında 1,53 liraya yükseltilmesinden duyduğu rahatsızlığı iletmiştir. Enflasyonla mücadeleden sapılmaması gerektiğini savunan ekonomi yönetiminin baskısıyla fiyat belirleme yetkisi, Merkez Bankası koordinasyonunda çalışan Gıda Komitesi'ne devredilerek konseyin karar mekanizması işlevsizleştirilmiştir.

Çiğ sütte referans fiyat çıkmazı üreticiyi zorluyor

Fiyat baskılama politikası ve sabit tutulan aylar

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın 31 Ocak 2018 tarihli Resmi Gazete düzenlemesiyle referans fiyat Gıda Komitesi onayına bağlanmıştır. Enflasyonu frenleme iddiasıyla çiğ süt referans fiyatı 15 Ağustos 2018 ile 30 Nisan 2019 tarihleri arasında tam 11 ay boyunca sabit tutulmuştur. Yaklaşık 3,5 yıl boyunca Gıda Komitesi'nin belirlediği fiyatı kamuoyuna sadece tebliğ eden bir yapı haline gelen Ulusal Süt Konseyi, üç ayda bir yapılması gereken rutin fiyat güncelleme takvimini dahi düzenli uygulayamaz konuma sürüklenmiştir.

Tip üretim sözleşmesi uygulaması ve bağlayıcılık sorunu

Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü, 2025 yılında Hayvansal Üretim Tip Sözleşmesi kapsamında çiğ süt üretim sözleşmelerini resmen yürürlüğe koymuştur. Sözleşmede ürünün kalitesine, pariteye veya pazarlığa dayalı fiyatlandırma kriterleri sunulsa da net bir çerçeve çizilmiştir. Mevzuatta, "belirtilen parametrelere göre belirlenecek fiyat hiçbir koşulda Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan tavsiye fiyatının altında olamaz" hükmü yer almaktadır. Ne var ki sahada bu sözleşmelere tam uyulmaması ve denetimsizlik, üreticiden tavsiye fiyatın altında süt alımını sürdürmektedir.

Altı aydır sabit tutulan referans süt fiyatı

Ulusal Süt Konseyi tarafından 1 Mayıs 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirlenen 24,30 TL seviyesindeki çiğ süt referans fiyatı 6 aydır değiştirilmemiştir. Süt fiyatı yerinde sayarken üreticinin kullandığı karma yem ve diğer ana girdilere neredeyse her hafta serbestçe zam gelmektedir. Girdi piyasalarındaki denetimsiz fiyat tırmanışı, maliyet hesabını tamamen altüst etmiştir. Tavsiye fiyatın güncellenmemesi, işletmelerin nakit akışını bozmuş ve süt üretimini sürdürülemez ekonomik eşiğe taşımıştır.

TÜSEDAD cephesinden yükselen gecikme tepkisi

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu, referans fiyatın ivedilikle güncellenmesi çağrısında bulunarak gecikmeye dair şu açıklamayı yapmıştır:

"Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ulusal Süt Konseyi tarafından gerçekleştirilen Süt Çalıştayı'nda çiğ süt tavsiye fiyatının üç aylık dönemler halinde değerlendirilmesi yönünde ortak bir yaklaşım benimsenmiş olmasına rağmen, 1 Mayıs'tan itibaren geçerli olan fiyatın sabit bırakılarak Ekim ayında tekrar değerlendirilecek şeklinde açıklanması ve halen bir açıklamanın olmaması üretici kesiminde ciddi bir memnuniyetsizlik yaratmıştır."

Üretici baskılanırken tırmanan perakende raf fiyatları

Çiftçinin eline geçen çiğ süt bedeli enflasyon kaygısıyla dondurulurken, perakende süt ve süt ürünleri etiketleri sürekli artmaktadır. Sektördeki bu derin çelişkiye işaret eden TÜSEDAD Yönetim Kurulu şu değerlendirmeyi kamuoyuyla paylaşmıştır:

"İçme sütü, beyaz peynir, yoğurt ve diğer süt ürünlerinde tüketicinin karşılaştığı fiyat artışları devam ederken, çiğ süt üreticisinin gelirinin artmaması sektörün temel çelişkilerinden biri haline gelmiştir. Enflasyonla mücadele adına üretici fiyatlarının baskılanmasının sonuç vermediği açıkça görülmektedir. Üretici fiyatını sabit tutmak ne raf fiyatlarındaki artışı engellemekte ne de tüketiciyi koruyabilmektedir. Aksine bu yaklaşım, süt üreticisinin üretimden çekilme riskini artırmaktadır."

Yem satışlarındaki düşüş ve işletmelerin varlık mücadelesi

Sektör genelinde bir önceki döneme kıyasla yem satışlarında yüzde 15 ile yüzde 20 oranında düşüş yaşandığı belgelenmektedir. Sahadaki tablonun ciddiyetine dikkat çeken TÜSEDAD Yönetim Kurulu, üreticilerin içinde bulunduğu açmazı şu sözlerle ifade etmiştir:

"Yem satışlarındaki bu gerileme, üreticilerin hayvanlarını verim odaklı değil, yalnızca yaşamlarını sürdürebilecek düzeyde beslemek zorunda kaldığını göstermektedir. Başka bir ifadeyle birçok işletme artık üretimi artırmayı değil, işletmesini ayakta tutmayı hedeflemektedir. Bu durum süt üreticisinin ne denli zor şartlar altında faaliyet gösterdiğinin açık bir göstergesi olup, gerekli fiyat güncellemesinin daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır."

USK toplantısının ertelenmesi ve artan girdi baskısı

Ulusal Süt Konseyi'nin 30 Ekim 2026 tarihindeki çevrim içi toplantısından da beklenen fiyat kararı çıkmamış, oturum ertelenmiştir. Toplantının perde arkasını aktaran Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı İlhan Köten şu bilgileri vermiştir:

"30 Ekim tarihinde saat 11.00'de, yönetiminde yer aldığım Ulusal Süt Konseyi (USK) ile Zoom üzerinden bir toplantı gerçekleştirdik. Toplantıda yapılan değerlendirmeler sonucunda çiğ süt fiyatına ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamış, kararın önümüzdeki hafta yapılacak toplantıya bırakılması kararlaştırılmıştır. Ancak bizler üretici temsilcileri olarak, toplantıda yalnızca çiğ süt fiyatını değil, sektörümüzün geleceğini doğrudan etkileyen ve acil çözüm bekleyen temel sorunlarını da gündeme taşıdık."

Yem piyasasındaki dalgalanmaların yarattığı baskıyı ve süt fiyatı ilişkisini eleştiren Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı İlhan Köten sözlerini şöyle tamamlamıştır:

"Yem fiyatlarındaki kontrolsüz artış ve süt fiyatıyla oluşan zamanlama çelişkisi. Bugün hayvancılık sektörünün en önemli sorunlarının başında yem maliyetleri gelmektedir. Yem fiyatlarına neredeyse her hafta zam yapılırken üreticilerimiz bu artışlar karşısında giderek daha fazla zorlanmaktadır. Özellikle küçük aile işletmelerimizde, yem maliyetlerinin baskısı nedeniyle hayvanların ihtiyaç duyduğu beslemeyi karşılamakta güçlük çekildiğini görüyoruz. Hatta bazı işletmelerde hayvanların ancak yaşam payını karşılayabilecek düzeyde beslendiğine şahit oluyoruz. Bunun sonucu ise süt veriminde düşüş, üretimde kayıp ve işletmelerin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girmesidir. Diğer taraftan, Ulusal Süt Konseyi tarafından yeni bir çiğ süt fiyatı açıklandığında, yem fiyatlarının aynı gün veya hemen sonrasında artırılması üreticilerimizde ciddi bir haklı tepkiye neden olmaktadır. Üreticinin henüz açıklanan yeni süt fiyatından gelir elde etmeye başlamadan yem fiyatları artırılmakta, böylece yapılan fiyat artışının önemli bir bölümü daha üreticinin cebine girmeden geri alınmaktadır. Bu nedenle yem piyasasındaki fiyat oluşumunun şeffaf, öngörülebilir olması şarttır."
Kaynaktaki Veriler — Kaynak: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, TÜSEDAD, Ulusal Süt Konseyi, Ulusal Süt Konseyi Yönetmeliği
DeğerDönemÖlçüm
12 üye2009-2026Ulusal Süt Konseyi toplam yönetim kurulu üye sayısı
3 üye2009-2026Yönetim kurulundaki çiğ süt üreticisi temsilci sayısı
1.4 TL/litreEylül 2017Eylül 2017 çiğ süt referans fiyatı
1.53 TL/litreOcak 2018Ocak 2018 çiğ süt referans fiyatı
11 ay15 Ağustos 2018 - 30 Nisan 2019Çiğ süt referans fiyatının sabit tutulduğu kesintisiz süre
3.5 yıl2018 sonrasıGıda Komitesi'nin fiyatı doğrudan belirlediği dönem uzunluğu
24.3 TL/litre1 Mayıs 2026Mevcut çiğ süt referans fiyatı
6 ayMayıs - Ekim 2026Süt tavsiye fiyatının sabit tutulduğu güncel süre
15 %2026Yem satışlarındaki yıllık gerileme oranı

English