Güçlenen El Nino Küresel Tarımsal Üretimi Tehdit Ediyor
· Anadolu Ajansı

Ekvatoral Pasifik'te rekor seviyelere ulaşan yüzey sıcaklıkları, küresel gıda arzını ve tarımsal rekolteyi ciddi risk altına sokan güçlü bir Süper El Nino fazına işaret ediyor.
Süper El Nino Alarmı Verildi
Ekvatoral Pasifik Okyanusu üzerinde gelişen ve küresel iklim dinamiklerini altüst eden El Nino hava olayı yeniden kritik seviyelere ulaştı. Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) tarafından yapılan açıklamada, okyanus yüzey sıcaklıklarının haziran ayından itibaren resmen yükselişe geçtiği bildirildi. Kurumun analizlerine göre, deniz suyu sıcaklığının art arda beş dönem boyunca normalin 0,5 derece üzerinde seyretmesi bu sürecin başladığını kanıtlıyor. NOAA uzmanları, mevcut hava hareketliliğinin yüzde 90'dan fazla ihtimalle sonbahar ve kış aylarında çok güçlü bir Süper El Nino fazına dönüşeceğini ve 2027 ilkbaharına kadar süreceğini öngörüyor.
Rekor Sıcaklık Anomalisi Beklentisi
Pasifik Okyanusu sularında yapılan ölçümlerde geçtiğimiz temmuz ayı itibarıyla sıcaklıkların mevsim normallerinin 2 derece üzerinde seyrettiği resmi olarak tespit edildi. NOAA modellemelerine göre, bu anomalinin ekim-kasım-aralık aylarında daha da hızlanarak 2,5 derecenin üzerine tırmanması bekleniyor. Elde edilen veriler, mevcut El Nino tablosunun yüzde 69 ihtimalle kayıtlara geçmiş en şiddetli doğa olayı olacağını gösteriyor. Deniz yüzeyinin 2 derece ısınması 'Süper El Nino' olarak adlandırılırken, geçmişte 1982-1983, 1997-1998 ve 2015-2016 yıllarında yaşanan benzer süreçler tüm dünyada çok ağır yıkımlara yol açmıştı.
Küresel İklim ve Atmosferik Değişim
Pasifik Okyanusu'nun dünya yüzeyinin yaklaşık üçte birini kaplaması nedeniyle yaşanan bu ısınma atmosfer için devasa bir enerji transferi yaratıyor. Yapılan bilimsel analizlere göre, güçlü bir El Nino küresel ortalama hava sıcaklığını doğrudan 0,2 derece artırıyor. Artan buharlaşma sonucunda jet akımlarının yön değiştirmesi, normalde yoğun yağış alan Batı Pasifik yağış kuşağını doğuya kaydırıyor. İngiltere merkezli Imperial College London tarafından yürütülen güncel bir araştırma ise iklim krizinin etkisiyle deniz yüzeyi sıcaklık anomalilerinin 1960 öncesine kıyasla yaklaşık yüzde 10 oranında daha da şiddetlendiğini ortaya koyuyor.
Tarım ve Gıda Güvenliği Tehdidi
İklimsel salınımların en sert hissedildiği alanların başında tarımsal üretim ve küresel gıda stokları geliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yapılan uyarıda, Güney ve Güneydoğu Asya, Orta Amerika, Karayipler, Sahel ve Güney Afrika'daki tarım arazilerinde kuraklık olasılığının yüzde 50'nin üzerine çıktığı vurgulandı. Öte yandan Dünya Gıda Programı (WFP), güçlenen atmosferik dengesizliklerin 2027 yılı sonuna kadar en az 49 milyon insanı akut gıda güvensizliği sınırına iteceğini duyurdu. Peru ve Ekvador'da sel ve heyelanlar beklenirken, Avustralya ve Hindistan'da kuraklık hasadı tehdit ediyor.
Trilyon Dolarlık Ekonomik Risk
El Nino kaynaklı kuraklık ve aşırı yağışlar, tarımsal rekolte kayıplarının ötesinde küresel makroekonomik dengeleri de sarsıyor. ABD'deki Dartmouth College araştırmacılarının 2023 yılında prestijli Science dergisinde yayımladığı akademik çalışmaya göre, 1997-1998 yıllarında meydana gelen benzer bir El Nino dalgası, takip eden 5 yıllık vadede küresel gelirde yaklaşık 5,7 trilyon dolarlık devasa bir ekonomik kayba sebep oldu. Günümüzde gıda piyasalarındaki arz kırılganlığı ve enerji maliyetleri göz önüne alındığında, benzer bir süper döngünün emtia fiyatları üzerinde çok daha sert baskı kurması bekleniyor.
Akdeniz Havzası ve Türkiye Etkisi
Türkiye, tropikal kuşakta yer almadığı için El Nino'nun doğrudan merkez üssü olmasa da atmosferik salınımların dolaylı sonuçlarıyla karşı karşıya bulunuyor. Genel meteorolojik eğilimlere göre El Nino yıllarında Akdeniz havzasında daha sıcak ve kurak bir sonbahar ile kış mevsimi tecrübe ediliyor. Bu durum tarımsal kuraklık riskini artırırken sulama barajlarındaki doluluk oranlarını olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca sıcaklık anomalilerinin sürmesi nedeniyle uzayan yangın sezonu orman varlıklarını tehdit ediyor. Olayın ardından gelebilecek soğutucu La Nina evresi ise henüz belirsizliğini koruyor.