Karadeniz'deki Sevkiyat Krizi Yem Fiyatlarını Yeniden Yükseltti
· Dünya Gazetesi

Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki liman kilitlenmesi yem hammaddesi tedarikini aksatırken, sanayiciler fiyat artışlarının önüne geçmek için Türkiye önderliğinde ikinci bir tahıl koridoru kurulmasını talep ediyor.
Karadeniz'deki Saldırılar Sevkiyatı Durdurdu
Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşta 10 Temmuz tarihinden itibaren tırmanan liman ve ticari gemi saldırıları, Karadeniz ve Azak Denizi havzasındaki tahıl ticaretini durma noktasına getirdi. Don-Azak Kanalı'ndaki trafiğin durdurulması ve Kerç Boğazı geçiş taleplerinin kabul edilmemesi, bölgedeki deniz taşımacılığını kilitledi. Ağustos ayı başında Türk sahipli gemilerin de hedef alınması ve mürettebat kayıplarının yaşanması güvenlik riskini zirveye taşıdı. Artan savaş sigortası primleri nedeniyle armatörler bölgedeki seferlerini askıya alırken, ürünlerin limanlardan çıkamaması küresel emtia ve hammadde tedarik zincirinde aksamalara yol açtı.
Yem Hammaddesinde Kritik İthalat Oranları
Türkiye, yem sanayisinin ihtiyaç duyduğu hammaddenin yüzde 72'lik bölümünü Rusya ve Ukrayna pazarından karşılıyor. 2025 yılı resmi verilerine göre Türkiye; buğday ithalatının yüzde 98'ini, ayçiçeği tohumu küspesinin yüzde 97'sini ve mısır ithalatının yüzde 86'sını bu iki ülkeden gerçekleştiriyor. Aynı dönemde buğday kepeğinde yüzde 84, arpada yüzde 62, soyada yüzde 25 ve soya küspesinde yüzde 21 oranında ithalat bağımlılığı bulunuyor. Yem rasyonlarının ana omurgasını oluşturan bu ürünlerin sevkiyatının kesilmesi, yerli üreticinin tedarik planlarını doğrudan etkiliyor.
Fiyatlar Yeniden Mayıs Seviyesine Döndü
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEM-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı M. Ülkü Karakuş, mayıs ayı sonundan 10 Temmuz'a kadar yem fiyatlarında iki kez indirime gittiklerini ancak gemi çıkışlarının durmasıyla fiyatların yeniden mayıs seviyelerine yükseldiğini belirtti. TÜRKİYEM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı M. Ülkü Karakuş konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Eğer savaş ticari gemilere ve limanlara yönelen bir hâle gelmeseydi, yüksek rekoltelerin de etkisiyle yem fiyatlarında düşüşlerin devam etmesini bekliyorduk."
Yaşanan tablonun bir rekolte açığından değil, fiziki lojistik kilitlenmeden kaynaklandığı ve maliyetlerin doğrudan fiyatlara yansıdığı kaydedildi.
Sektörden İkinci Tahıl Koridoru Talebi
Limanlarda bekleyen yüklü gemilerin güvenli çıkışı için Ankara'nın diplomatik gücüne işaret eden TÜRKİYEM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı M. Ülkü Karakuş, sektörel talebi şu sözlerle aktardı:
"Azak Denizi'nde yüklü hâlde bekleyen gemilerin güvenli çıkışının sağlanması ve ticari sivil gemilerin seyir güvenliğini güvence altına alacak ikinci bir tahıl koridorunun Türkiye önderliğinde hayata geçirilmesi için üst düzey makamlarımızca gerekli diplomatik girişimlerin acilen yapılmasını sektörümüz adına önemle talep ediyoruz. Türkiye, 2022 yılında bu koridoru kurma başarısını göstermiş, dünyanın gıda güvenliğine tarihi bir katkı sunmuştur. Bugün de bunu başarabilecek yegâne ülkedir."
Yüksek Rekolte ve İhracat Beklentisi
TÜİK birinci tahminine göre yurt içi tahıl üretiminin yüzde 21,7 artışla 41,6 milyon tona ulaşması bekleniyor. Sahadaki rekolte beklentisinin buğdayda 25 milyon ton ve arpada 10 milyon ton olduğunu ifade eden TÜRKİYEM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı M. Ülkü Karakuş, katma değerli üretim vurgusu yaptı:
"Elde edilen bu yüksek rekoltenin ve stokların hammadde olarak değil, katma değeri yüksek bitkisel ve hayvansal ürünlere dönüştürülerek değerlendirilmesini ülkemize döviz kazandıracak en akılcı yol olarak görüyoruz. Bu nedenle un, yem, makarna, kanatlı eti ve yumurta başta olmak üzere tüm tarımsal ürünlerde ihracat kısıtlamalarının kaldırılmasını beklemekteyiz. Yıllar içinde büyük emeklerle kazanılmış pazarların rakip ülkelere kaptırılması, telafisi zor bir kayıp olacak."
Lojistik Krizinin Hayvancılığa Yansıması
Bölgedeki deniz taşımacılığı krizinin piyasalara etkisini özetleyen TÜRKİYEM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı M. Ülkü Karakuş şu açıklamayı yaptı:
"Rusya, Ukrayna'nın Azak Denizi'ndeki gemilere yönelik saldırılarının ardından Don-Azak Kanalı'ndaki trafiği geçici olarak durdurdu ve Kerç Boğazı'ndan geçiş talepleri kabul edilmiyor. Temmuz boyunca Rusya'nın Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki deniz hedeflerine yönelik saldırılarının yoğunlaşması, tahıl ihracatında aksamalara ve küresel emtia taşımacılığında risklerin artmasına yol açtı. Ağustos başında Türk sahipli gemiler de saldırıya uğradı ve maalesef mürettebat kayıpları yaşandı. Karadeniz'deki artan güvenlik riskleri savaş sigortası primlerini yükseltirken, bazı taşıyıcılar bölgedeki operasyonlarını askıya aldı. Bu gelişmeler, Rusya ve Ukrayna'nın küresel tahıl ve yağlı tohum ticaretindeki ağırlığı nedeniyle önümüzdeki dönemde hammadde arzı ve navlun maliyetleri üzerinde yukarı yönlü risk oluşturuyor. Altını çizerek belirtmek isterim; ortada bir arz krizi yoktur, sorun ürünün limandan çıkamamasıdır. Bunun faturası fiyatlara yansıyor."
Yem girdilerindeki bu artış, büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı işletmelerinin maliyetlerini yükselterek et, süt ve yumurta fiyatlarını yukarı çekiyor.