Batman'da Seracılık Hamlesi Mevsimlik Tarım Göçünü Durdurdu
· Hürriyet Ekonomi

Batman'ın Balpınar beldesinde devlet destekleriyle 600 dekara ulaşan seracılık faaliyetleri, yıllık 26 bin tonluk üretim ve 650 milyon liralık ekonomik değer yaratarak mevsimlik işçi göçünü tersine çevirdi.
Balpınar'da Seracılığın Tarihsel Gelişimi
Batman merkeze bağlı Balpınar beldesinde örtü altı tarım serüveni 1990'lı yıllarda gündeme gelmiş ancak başlangıçta olumsuz karşılanmıştı. 1994 yılındaki ilk denemeler ve 1997'deki ilk kurulumun ardından, 2002 yılında sağlanan devlet destekleriyle deneme amaçlı seralar faaliyete geçirildi. Çiftçilerin projeyi benimsemesiyle hızla yayılan seracılık, beldenin temel gelir kaynağı haline geldi. Günümüzde 1200 hane ve 6 bin 260 kişilik nüfusa sahip olan Balpınar, geçmişte dışarıya göç veren bir yerleşimken artık örtü altı sebze yetiştiriciliği sayesinde tersine göç almayı başaran bir üretim merkezine dönüştü.
Batman Genelinde Sera Üretim Verileri
Batman genelinde örtü altı tarım alanlarının büyüklüğüne ve sektördeki iş gücü dağılımına ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaşan Batman Tarım ve Orman İl Müdürü Necdet Tuncer şu bilgileri verdi:
"Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde seracılığın en yoğun olarak yapıldığı ikinci bir beldedeyiz. Sera denemelerimiz 1994'te başlamış, 1997'de ilk seramız kurulmuş, 2002'den beri de çiftçiler tarafından yaygınlaştırılmaya başlamış. Batman'da yaklaşık 750 dekar alanda seracılık faaliyeti var. Bunun yüzde 90'a yakını, yani yaklaşık 600 dekar alanda seracılık Balpınar beldesinde yapılmaktadır. 150'den fazla çiftçimiz burada seracılık faaliyeti yürütüyor. Yaklaşık 550 seramız var. Yüzde 65 kadın istihdamının olduğu, yoğun olarak kadın iş gücüne dayalı olan bir sektör. Bine yakın insanımız buralarda daimi olarak çalışarak aile bütçesine de bir gelir sağlamış oluyor."
Bölgesel Göçü Önleyen Tarımsal Kalkınma
Beldede kurulu seralarda yılda 26 bin ton sebze hasadı gerçekleştirilirken, bu üretimin yerel ekonomiye sağladığı katkı 650 milyon lira seviyesine ulaştı. Tarımsal yatırımların göç hareketleri ve sosyal denge üzerindeki etkilerini aktaran Batman Tarım ve Orman İl Müdürü Necdet Tuncer konuya ilişkin şunları söyledi:
"İlimiz yaz aylarında özellikle dışarıya mevsimlik göç veren, tarım işçisi olarak göç veren bir il ama Balpınar'da seracılığın yaygınlaşmasıyla birlikte insanlarımız dışarıya gitmeyi, dışarıda ekmek arayışını bırakıp, kendi bulundukları bölgede üretim yaparak ekonomiye katkı sağlıyorlar. Sadece geçen yıl 32 tane sera projesi uyguladık. Bu sene yine 40'a yakın sera projesi uyguluyoruz. Beldenin gelişmesi, ilerlemesi, belde insanının burada kalması, kendi doğasında kendi kültüründe kendi şehrinde yaşaması gibi bir imkan oluşturdu. Dışarıya göçü engellemiş oldu. Dışarıya, büyük şehirlere akışı engellemiş oldu. Kadınlarımızın iş hayatına katılması, üretim süreçlerine katılması, aile bütçelerine katkıda bulunması aslında toplumsal yapımızın çok daha iç barışın sağlandığı, aile huzurunun oluştuğu, ekonomisinin kalkındığı bir imkan oluşturuyor. Bu yönüyle kadınların seralarda çalışıyor olması çok kıymetlidir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bazı kıyı bölgelerimize göre nem oranı biraz daha düşük. Bu da ürünlerin daha kaliteli bir şekilde üretilmesine imkan sunar."
Seracılıkta Kadın Emeğinin Belirleyici Rolü
Yaz sezonunda salatalık, domates, patlıcan ve biber yetiştirilen tesislerde kış döneminde marul, yeşil soğan ve ıspanak üretimi yapılıyor. Başlangıçta karşılaşılan önyargıların aşıldığını belirten Batman Tarım ve Orman İl Müdürü Necdet Tuncer, gelinen noktayı şu sözlerle değerlendirdi:
"İlk deneme aşamalarında ‘burada sera olmaz, bu yöntemle siz üretim yapamazsınız’ denilen bir zamandan ısrarla, gayretle, çalışkanlıkla ve azimle bir başarı hikayesine şahitlik ediyoruz. Balpınar'da 90'lı yıllarda ilk denemeler yapıldığında kimse bu günlere geleceğini öngörmüyordu ama çiftçimizin, üreticimizin, insanımızın azminin elinden hiçbir şey kurtulmuyor. Bugün gelinen noktada biraz daha giderek gelişmekte olan bir seracılık sektörü oluştu. Şehrin tamamını etkilemeye başladı, çevresini etkilemeye başladı. Her zaman üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Onları desteklemeye devam edeceğiz. Onlar yeter ki üretsinler. ‘Olmaz’ denilen bir seracılık faaliyetinde bugün 600 dekar alanda üretim yapıyoruz. Yoğun bir emek sarf ediliyor. Balpınar artık seracılıkla anılan, seracılıkta bir marka belde olmayı başarmış bir bölgemiz."
Yerel Üreticilerin Günlük Çalışma Deneyimi
Üretim sürecinde aktif rol alan üretici Şahinaz Öz, seracılığın aile ekonomisine sağladığı doğrudan katkıyı şu ifadelerle dile getirdi:
"Eşimle birlikte bu işle büyüdük. Baba mesleğimiz. Bu işte devam ediyoruz çocuklarımızla birlikte. Çocuklarım kışın okuyup yazın bize destek oluyorlar. Elimden geldiği kadar ben de bir kadın olarak eşime, çocuklarıma destek olmaya çalışıyorum. Sabah 5'ten öğlen 10'a kadar çalışıyoruz. Öğlen eve gidip dinleniyoruz sonra saat 3'te tekrar gelip çalışmaya başlıyoruz saat 6'ya kadar. Çok ciddi bir emek veriyoruz. Ailelerimize destek veriyoruz. Balpınar için de bizim için de seracılık çok güzel bir geçim kaynağı oldu. Hepimiz de geçimimizi bu şekilde çok rahat sağlayabiliyoruz. Benim gibi birçok kadın da bu şekilde evine katkı sağlıyor. Bu şekilde de sosyalleşiyoruz. Mesleğimiz güzel, işimiz güzel. Bir kadın olarak üretimin bir parçası olmak çok gurur verici bir şey. Bu ürünler Türkiye dışına ihracat edilirse bu hem Batman için hem de ülkemiz için büyük bir gelir olur."
Gelecek Hedefleri ve İhracat Beklentisi
Aile işletmelerinin güçlenmesiyle beldedeki seralarda yürütülen faaliyetler aralıksız sürerken, kendi tesislerinde üretim yapan üretici çiftçi Sevda Öz seracılığın kendilerine sağladığı kazanımları şu sözlerle aktardı:
"Bu sera bize ait. Kendimiz ekiyor, kendimiz biçiyoruz. Her şey var. Biz burada yaptığımız üretimle evimize katkı sağlıyoruz. Biz burada bin bir emekle ürünlerimizi üretiyoruz ve satışa sunuyoruz. Benim için çok güzel bir şey. Çalışmaktan gayet de memnunum. Çocuklarımız da bizimle."
Bölgedeki düşük nem oranının kaliteli sebze yetiştiriciliğine imkan tanıması, Balpınar'daki seracılık faaliyetlerinin gelecekte dış pazarlara açılarak ihracat potansiyeli oluşturabileceğini gösteriyor.